MESLEKİ HASTALIKLARDA ERGONOMİ

MESLEK HASTALIKLARI

İşletmelerde işçilerin sağlık şikâyetlerinin tespit edilmesi ve nedenlerinin araştırılması gerekmektedir. Kötü dizaynın üstesinden gelmek için insan-tasarım, hastalık-insan arasındaki etkileşim incelenmelidir. Bu maksadın en verimli bir şekilde temini için, eğitilmiş ve kendilerine düşen vazifenin yerine getirilmesinde birbirleri ile yakın iş birliği sağlayan bir güvenlik organizasyonu ve personele ihtiyaç vardır. Çalışma koşulları ile çalışanların sağlığı arasında önemli bir ilişki vardır.

Çalışma koşulları, insanın fizik ve mental (zihinsel) yeteneklerine uygun ve sağlıkla ilgili riskler kontrol altında tutulmuş ise fiziksel çalışma, sağlığı destekleyici ve yükseltici bir faktördür. Bu çalışmanın sağlıkla ilgili pozitif yönüdür. Çalışma koşullarının riskleri belirli bir düzeyi aşarsa meslek hastalıkları oluşur ki bu, çalışmanın sağlıkla ilgili negatif yönüdür. Meslek hastalığı hakkında değişik birçok tanımlama mevcuttur:

MESLEK HASTALIKLARINI OLUŞTURAN FAKTÖRLER

Bugün, dünyada ve ülkemizde meslek hastalıkları ve nedenleri ele alınırken, sınıflandırma daha genel ve daha bilimsel anlamda, iş yerlerinde meslek hastalıklarına neden olabilecek faktörler aşağıda sınıflandırıldığı gibidir:

Fiziksel Faktörler: Meslek hastalıklarına yol açabilen fiziksel faktörler şunlardır:

Basınç: Basıncın zararları çoğunlukla ortam hava basıncının aniden düşmesi sonucu meydana gelir. Doğal ve suni olarak kişiyi saran hava basıncının kısa bir süre içinde düşmesi “dekompresyon hastalığı” yapar.

Titreşim: Titreşimin insan üzerindeki yükü, periyodik olup olmamalarına, etki süresine, titreşim yönüne ve vücuda giriş yönüne bağlıdır. Gürültünün etkisi kulağa olurken, titreşimin bütün vücuda zararı dokunur.

Radyant enerji: Radyasyon (ışınım), iyonizan ya da noniyonizan türde olabilir. Noniyonizan grupta mor ötesi (ultraviyole) ve kırmızı ötesi (infrared) ışınlar yer alır. Radyasyon dozunun iki yönü vardır.

Gama ışınları, çok zararlıdır. Az bir miktarda bile bu ışınlara maruz kalınması durumunda, kanser olunur. Çevremizde doğal gama ışını kaynağı yoktur. Uzaydan gelen gama ışınlarını da atmosfer büyük oranda engellemektedir.

Morötesi ışıklar, insan sağlığına zaralıdır. Aşırı dozda alınırsa deri kanserine neder olabilir. Atmosfer tarafından çoğu filtrelenir. Yani atmosferdeki ozon tabakası bu ışınları geçirmez, bizi güneşten gelen morötesi ışınlardan bu tabaka korur.

X (Röntgen) ışınları ise kansere sebep olur. Çevremizde X-ışını yayan doğal kaynak yoktur. Ama bu ışınlar atmosferden geçemezler. Aslında eski tüplü televizyonlar az miktarda X-ışını yayıyorlardı. İlk üretilen TV’lerin camları kurşunsuzdu, o nedenle çevreye bir miktar X-ışını yayıyorlardı.

Röntgen cihazları içimizi X-ışınlarını kullanarak görüntülerler. Bu ışınlar zararlı olduğu için gereksiz yere röntgen filmi çektirmek iyi değildir.

Alfa ışınları, helyum atomu çekirdekleridir. Yani bir proton ve bir nötron. Radyoaktif maddeler tarafından yayınlanır. Çok zararlıdır. Kansere neden olur.

Beta ışınları ise, hareket eden serbest elektronlardır. Atmosferde birkaç cm’den fazla ilerleyemezler. Beta ışınları ile katod ışınları aynı şeydir (hızları farklı). Beta ışınları deriye nüfuz edebilir ve yüksek frekanslı ışınlar gibi zarar verebilir.

Kozmik ışınlar, içinde alfa, beta ışınları ve çeşitli atomaltı zerreler bulunduran, evreninin çeşitli yerlerinden gelen radyasyondur. Bu radyasyonun pek azı dünya atmosferinden geçebilir. Uzayda ise uzun süre kalanlar için tehlikelidir.

Kimyasal Faktörler: Mesleki zehirlenmelerin çoğu solunum yolu ile alınan havanın içinde bulunan karbon monoksit ve kükürtlü hidrojen gazlarıdır. Bunlar, zehirli veya tahriş edici maddeler olup, normal ısıda ve atmosfer basıncında havada bulunup doğrudan doğruya solunum ile vücuda girerler. Meslek hastalıklarına sebebiyet veren başlıca kimyasal tehlikeler şunlardır:

Tozlar: Tozlar, partikül büyüklüğü 1 ile 100 mikron arasındadır. Tozlar ne kadar ince olursa, havada asılı kalma süreleri o kadar uzar ve solunum ile vücuda alınmaları o kadar kolay olur.

Fibrojenik Tozlar: Lift yapısına sahip tozlar, daha ziyade pamuk ve pamuk ile ilgili iş kollarında çalışanlarda ve talkla, asbest (akciğer kanserine sebep olarak gösterilen asbest kimyasal ve ısıya dayanıklı bir maddedir) ile uğraşanlarda meslek hastalığı yapar.

Fibrojenik tozlar daha ziyade akciğerlerinin yapısını bozarak etki eder. Bu tozlar, solunumla akciğerlere ulaşarak birikir vebunun sonucunda dokusal değişim oluşturarak akciğerlerde fonksiyonel bozukluk yapar.

Asbestoz hastalığı amyant tozlarının solunmasıyla oluşur. Bu madde ile uğraşanlarda akciğer kanseri dahi oluşabilir. Silisyum tozları kum ocaklarında, maden kuyularında, seramik, fayans, porselen ve cam endüstrisinde çalışanlarda görülür.

Talkos hastalığı talkozla uğraşanlarda görülen bir hastalıktır, akciğerlerin yapısını bozar.

Bisinoz ise pamuk tozlarıyla meydana gelen bir meslek hastalığıdır. Pamuk, dokuma endüstrisinde pamuk işindeçalışanlarda sıkça görülür.

Toksik (Zehirleyici) Tozlar: Endüstride kullanılan bazı metallerin ve organik maddelerin tozlarıyla temas sonucu vücutta zehirlenme belirtileri görünmektedir. Bu maddeler: Kurşun, kadmiyum, mangan gibi ağır metal tozları ile arsenik trioksit, berilyum bileşikleri, , DDT, fosforlu organik bileşikler ve kurşun tozlarıdır.

Kanserojen tozlar: Çeşitli iç ve dış faktörlere bağlı olarak insanlarda kansere yol açabilen tozlardır. Meslekle ilgili kanser oluşturan (kanserojen) tozlar şunlardır: Asbest tozları, krom bileşiklerinin tozları, kömür katranı ve kömür tozları. Radyoaktif tozlar: Hava içinde toz hâlinde bulunan radyoaktif maddelerin yaymış oldukları iyonize ışınlar, insan organizmasının hücre ve dokularında hasar yapar, tümör oluşumuna ve genetik bozukluklara neden olur.

Alerjik tozlar: Duyarlı kişilerde ateş, astma, dermatitler gibi çeşitli alerjik reaksiyonlara yol açabilen tozlardır. Çeşitli bakteri, maya küf ve polenler de böyle etki gösterebilir.

Nötr tozlar: Bu tür tozlar daha ziyade vücutta birikme yaparak kitleleriyle vücuda zarar verirler. Bu tozlardan: demir, magnezyum, kalsiyum, kömür, baryum, sülfat tozları çoğunlukla akciğerde birikirler.

İnert tozlar: Bu tür tozlar, vücutta birikebilen fakat fibrojenik ve toksik etkileri olmayan tozlardır. Kireç taşı, mermer, alçı taşı tozları ve tütün tozu bu gruba örnektir.

Gaz ve Buharlar

Boğucu gazlar: Basit ve kimyasal boğucu gazlar olarak iki grupta incelenir:

Basit boğucu gazlar: Başında “karbondioksit” (CO2) gelir. Fermantasyon olaylarının geçtiği yerler, kuyu ve tüneller,yangın söndürme aygıtları imalat yerlerinde bu gaza rastlanır. Miktarın artmasıyla, çalışanların yeterli oksijen gazını almalarını engeller ve boğulma olayları görülür.

Kimyasal boğucular: Bu tür boğucuların başında karbonmonoksit (CO) ve hidrojensülfür (H2S) gelir. İşyerleri ortamındakarbonmonoksit miktarının artmasıyla, solunan havadaki karbonmonoksit, akciğerde oksijenin yerine alyuvarlara bağlanarak hücrelere oksijen taşınmasını engeller. Hücrelerdeki oksijen yetersizliğinde kan, parlak kırmızı renge dönerek boğulmayı netice verir. Hidrojensülfür zehirlenmesi ise lağım kanalları ve foseptik kuyu çalışanlarında, kimya ve boya endüstrisinde çalışanlarda görülür.

İritan (tahriş edici) gazlar: Amonyak, farmaldehit, azotdioksit başlıca iritan gazlarıdır. Amonyak başlıca gübre üretiminde, boya üretiminde, soğutucu olarak kullanma işlerinde çalışanların gözlerinde ve solunum yollarında tahriş edici bir etki yapar.

Sistemik zehirli gazlar: Endüstride karşılaşılan birçok maddenin buhar ve gazları sistemik zehir etkisi göstermektedir. Bunların başlıcaları: benzen, civa buharı, fosfor bileşikleri, kurşun oksit buharı, kadmiyum bileşikleri, arsenikli hidrojen, karbon sülfür.

Narkotik (uyuşturucu) buharlar: Genellikle alifatik alkollerin merkezi sinir sistemi üzerinde uyutucu ve uyuşturucu bir etki gösterdiği söylenebilir. Bu iş kollarında çalışanlarda zamanla merkezî sinir sisteminde hasarlar oluşmaktadır.

Çözücüler: Suyun çözücü özelliği endüstride kullanılan maddeleri çözmek için yetersizdir. Bu sebeple organik sıvılar kullanılır. Bu sıvılara “Endüstriyel Çözücü veya Solventler” denir. Bunlar çözücülükleri ötesinde üretimde ilk madde veya ara madde olarak kullanıldıkları için tercih edilirler.

Çözücüler, primer ve allergen maddeler olarak iki grup altında incelenir:

Primer Tahriş Ediciler: Benzen bileşiklerinin deri ile teması sonucu deride tahrişe bağlı olarak dermatit oluşur. Benzin,ligorin ve kerosin buharları deriyi, gözleri ve burnu tahriş eder.

Allergen Maddeler: Bazı çözücüler kapsadıkları madde ile bünyede aşırı duyarlılık reaksiyonlarına sebep olurlar. Çıplakelle çalışanların ellerinde çeşitli dermatitler, solunum yollarında astıma benzer rahatsızlıklar ve gözlerde ise konjiktivit oluşturmaktadır. Bu rahatsızlıkların derecesi bünyeden bünyeye göre değişir.

Biyolojik Faktörler: Biyolojik faktörler, çevrede bulunan mantar gibi çok küçük mikro organizmaların meydana getirdiği bulaşıcı meslek hastalıklarına sebebiyet verir.

Bazı iş kollarında çalışılan (mikrop taşıyan madde ve hayvanlarla) yere göre havada, suda ve toprakta bazı hastalıklar ile karşılaşılır. Buna göre bu tür meslek hastalıklarını ikiye ayırmak mümkündür:

İnfekte madde veya hayvanlarla çalışanlara geçebilecek hastalıklar: Hayvan (koyun, keçi, inek) yetiştiricilerine maltahumması, şarbon; domuz işlerinde uğraşanlara domuz yılancılığı; avcılara tuleremi ve evcil kuşlarla uğraşanlarda takoz hastalığı geçer. Laboratuvar ve hastane çalışanlarında da bu tip çeşitli hastalıklar görülebilir.

· Çalışma çevresinde geçebilecek özel hastalıklar: Bunların başında toprakla uğraşanlarda tetanos görülür. Tetanosmikrobu otla beslenen hayvanın bağırsaklarında zararsız yaşar. Parazit hastalıkları da topraktan bulaşır. Mantar hastalıkları ise deri yoluyla bulaşır.

MESLEK HASTALIKLARINDA ALINACAK TEDBİRLER

Meslek hastalıklarına karşı alınacak tedbirler üç grupta incelenebilir: tıbbi tedbirler, çalışma çevresine ait tedbirler ve işçiye ait tedbirler.

Tıbbi Tedbirler

İşe giriş tıbbi kontrolleri: İşe göre işçi (hamile hanımların radyasyona maruz çalışma yerlerinde çalıştırılmamaları, gürültülü ortamlarda sağırların istihdamı vb.) seçilmelidir.

Periyodik tıbbi kontroller: İşin durumuna göre işçiler belirli sürelerle tıbbi muayenelerden geçirilmeli ve bu süre altı ayı geçirilmemelidir. Hastalık belirtileri meydana çıkmadan dahi bu periyodik muayeneler ile çoğu meslek hastalığı daha başlangıcında tespit edilebilir.

Çalışma Çerçevesine Ait Tedbirler

Kullanılan zararlı maddelerin değiştirilmesi: İş yerinde kullanılan zararlı maddeler zararsız veya daha az zararlı maddeler ile ikame (örneğin, bileme işlerinde kum taşı yerine korut gibi sentetik bileme taşları kullanılabilir) edilmelidir. Kapalı çalışma yöntemi: Zararlı maddelerin kullanıldığı imalathanelerde üretimin işçiyle direkt temas hâlinde olmadan kapalı kaplar veya odalar içinde yapılması için gerekli teknik gelişmelerden faydalanılmalıdır. Kullanılan makinelerin zararlı maddeleri dışarıya sızdırmamaları sağlanmalıdır.

Ayırma: İş yerlerinde meslek hastalığı oluşturulabilecek maddelerle çalışılan yerler kesinlikle diğer bölümlerden ayrı tutulmalı, bu maddelerin kaynakları izole edilmelidir. Bu tip yerlerde giyinilen özel giysisi ve araçların iş yerinden çıkarken çıkarılması gerekir.

Havalandırma: Yapılan işe göre lokal veya genel havalandırma yapılmalıdır (bk. Kişisel Koruyucular):

Lokal Havalandırma: Belirli bir bölgenin havalandırılmasıdır. Örneğin, civa ve benzenle çalışılan iş kollarında bumaddelerin buharlarını havadan ağır olması sebebiyle, havalandırma tertibatı döşemeye yakın kısımlara yerleştirilmelidir. Ayrıca iş yapılan salonlara çekici ocakların yapılması, havadaki zehirli madde yoğunluğu artmadan dışarı atılmasını sağlar.

Genel Havlandırmada: İş yerlerinde devamlı olarak ortam havasını değiştiren sistemler yapılır ve her iş bitiminden sonraiş yeri pencereler açılarak havalandırılır.

Nemli Çalışma Yöntemleri

Çok toz çıkaran iş kollarında sulu delicilerin kullanılması iyi bir yöntemdir. Parçalandığında tozlanan malzemelerin önceden ıslatılması toz oluşumunu önler. Genel temizlikte yerlerin ıslak paspaslarla silinmesi zararlı tozların etrafa yayılmasını önler.

Sürekli temizlik ve bakım: İş yerleri temiz tutulmalı, iş bitiminde temizlik yapılıp havalandırılmalı ve makineler bakımdan geçirilmelidir.

Üretim Planlaması: Çalışma saatleri iyi düzenlenerek zararlı maddelerle temas edenlerin çalışma süreleri kısa tutulmalıdır.

Çalışma Ortamı Ölçümleri: İş yeri ortamında biyolojik (kan ve idrar vb.) ve çevresel (gürültü, zararlı toz ve gaz) ölçümler yapılmalıdır. Bu şekilde kullanılan veya ortaya çıkan zararlı maddelerin ortamdaki yoğunluğu tespit edilmelidir.

İşçiye Ait Tedbirler

Kişisel korunma araçlarının kullanımı: Meslek hastalığı önlenebilir nitelikte bir olgudur. Önlenmesinde, vücuda giriş yolunun bilinmesi önemlidir. Bu yolu kapatmaya yönelik “kişisel” önlemlerin alınması gerekir. Bazen kullanma zahmetinden dolayı işçiler korunma araçlarını kullanmayı ihmal ederler. Bu araçlar uzun araştırmalar ve deneyler sonucu bulunduğundan koruyucu oldukları muhakkaktır.