İMALAT SEKTÖRÜ AÇISINDAN RİSK DEĞERLENDİRMESİ ÜNİTE 10 

İMALAT SEKTÖRÜNDE RİSK YÖNETİMİNİN ÖNEMİ 

iş yerlerinde var olan ya da dışarıdan gelebilecek tehlikelerin, çalışanlara, iş yeri ve çevresine verebileceği zararların ve alınacak önlemlerin belirlenmesi amacıyla yapılan çalışmalar” olarak tanımlanmaktadır. Risk değerlendirmesi faaliyetleri işverene iş kazası ve meslek hastalıklarını önleyerek maddi ve manevi birçok getiri sağlarken çalışanı ve üretimi de olumlu yönde etkilemektedir. Bu konuda yapılan incelemelerde kazanın az olduğu işletmelerde çalışanların kendilerini daha güvende hissettiği, bunun sonucunda iş verimi ve ürün kalitesinin de arttığı gözlemlenmiştir. Bu nedenle risk yönetiminin önemi gün geçtikçe artmaktadır. 

MEVZUATTA RİSK DEĞERLENDİRME 

İş yerlerinde İSG yönünden yapılacak risk değerlendirmesinin usul ve esaslarını düzenlemek amacıyla Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından 29.12.2012 tarihli Resmî Gazete’de 28512 sayısı ile “İSG Risk Değerlendirmesi Yönetmeliği” yayımlanmıştır. Yönetmelik altı ana başlıkta değerlendirilebilir: 

Risk kurulması Tehlikelerin tanımlanması Risklerin belirlenmesi ve analizi 

Risk kontrol adımları Dokümantasyon Risk değerlendirmesinin yenilenmesi 

Yönetmeliğin 9’uncu maddesi 2’inci bendinde de bu hususa açıklık getirilmiş, “ Toplanan bilgi ve veriler ışığında belirlenen riskler; işletmenin faaliyetine ilişkin özellikleri, iş yerindeki tehlike veya risklerin nitelikleri ve iş yerinin kısıtları gibi faktörler ya da ulusal veya uluslararası standartlar esas alınarak seçilen yöntemlerden biri veya birkaçı bir arada kullanılarak analiz edilir. ” denmiştir. 

RİSK DEĞERLENDİRME YÖNTEMLERİ 

Risk değerlendirme yöntemleri genel olarak kalitatif, kantitatif ve karma yöntemler olmak üzere üç grupta incelenmektedir. 

Kalitatif yöntemlerde, risk değerlendirmesinde sayısal verilerin yerine sözel veriler kullanılmakta, değerlendirmeyi yapanın tecrübelerine ve sezgilerine dayanarak riskleri ve risk önceliklerini tahmin etmektedir. Bu tahmin tamamen subjektif verilere dayanmakta ve bilimsel bir nitelik taşımamaktadır. Bu tür yöntemler, değerlendirmeyi yapan uzmanın tecrübesi, olaya bakış açısı, sezgi ve muhakeme kabiliyeti, sonuçların doğruluğu açısından önemlidir. Bu nedenle, kritik risk değerlendirmelerinde sadece kalitatif yöntemlere başvurulması risklidir. 

Kantitatif risk analizinde, tehlikeli bir olayın meydana gelme ihtimali, tehlikenin etkisi gibi sözel veriler, sayısal verilere dönüştürülür. Bu değerler risk değerlendirme yöntemleriyle işlenerek risk değeri bulunur. Kantitatif risk değerlendirme yöntemleri, olasılık ve güvenirlik teoremleri gibi basit teknikleri kullanabileceği gibi, çok kriterli karar verme yöntemleri, simülasyon modelleme gibi karmaşık teknikleri de kullanabilir. 

Risk = Tehlikeli Bir Olayın Meydana Gelme Olasılığı X Tehlikenin Şiddeti formülü, kantitatif risk analizinin temel formülüdür. 

Bazı durumlarda risk analizinin yapılabilmesi için hem kantitatif, hem de kalitatif yöntemlerin kullanılması gerektiğinde her iki yöntemin birleşiminden oluşan karma metotlar kullanılmaktadır. 

Bu bölümde mevzuatlara uygun, anlaşılması ve uygulanması kolay, imalat sektörüne uygun, ulusal ve uluslararası kabul gören, yaygın olarak kullanılan iki yöntemden bahsedilecektir. 

Bunlardan ilki, İSGİP (Türkiye’de İş yerlerinde İş Sağlığı ve Güvenliği Koşullarının İyileştirilmesi Projesi) kapsamında geliştirilen 3T Risk Değerlendirmesi (RD) yöntemidir. 3T RD yöntemi imalat ve proses endüstrileri de dâhil çeşitli sektörlerde uygulanmak üzere tasarlanmıştır. Söz konusu yöntem büyük şirketlerin yanı sıra KOBİ’lerde de kullanılabilmektedir. 

Diğer metot ise, ”L TİPİ MATRİS” diyagramlarıdır. Bu yöntem iki veya daha fazla değişken arasındaki ilişkiyi analiz etmekte kullanılan, sebep-sonuç ilişkisine dayanan bir değerlendirme aracıdır. Bu metot ile bir olayın gerçekleşme ihtimali ile gerçekleşmesi sonucunda meydana gelebilecek zarar veya hasarın şiddeti arasında ilişkiye dayalı olarak değerlendirme yapılır. 

3T RD (Risk Değerlendirme) Yöntemi 

3T RD yöntemi bir iş yerinde geniş yelpazede bulunabilecek risk alanlarını kapsayan çeşitli modüllerden oluşmuştur. Bu modüllerin yanında, iş yerlerinde oluşabilecek çeşitli tehlikeleri tanımlayan, toplamda 104 (yüz dört) maddeden oluşan bir kontrol listesi içeren A-4 formları verilmiştir. 

Risk Değerlendirmesi Adımları 

Risk değerlendirmesi planlaması 

Planlama aşaması risk değerlendirmesinin sistematik ve kapsamlı bir şekilde yapılmasını sağlamak için gereklidir. Buna ek olarak planlama risk değerlendirmesi sürecini kolaylaştırır ve hızlandırır. 

Planlama aşağıdaki faaliyetleri içermelidir: 

• Önceden vuku bulmuş kazalar, hastalıklar, ramak kalalar vb. geçmiş verilerin toplanması, 

• Yönetim kadrosu ile çalışanların taahhüdü ve katılımının sağlanması, 

• Risk değerlendirme ekibine eğitimlerin verilmesi, • İş yerinin risk değerlendirmesi için birimlere ayrılması, 

Tehlikelerin belirlenmesi 

Tehlikelerin belirlenmesi, risk değerlendirmesi için çok önemli bir adımdır ve tüm risk değerlendirme yöntemlerinin de ortak noktasıdır. 3T RD Yöntemi modüler bir yapıya sahiptir. Risk değerlendirmesinde kullanılması zorunlu 5 temel modülden oluşur. Bunlar metal sektöründeki tüm ilgili riskleri kapsamaktadır. Ayrıca bazı proses veya işleri değerlendirirken kullanılan 9 adet özel ve daha kapsamlı modül de bulunmaktadır. Her bir modül bir kontrol listesi ve her bir tehlike için ayrı açıklamaların yanı sıra temel yasal yükümlülüklerin tanımlarını veya doğru uygulamalarını barındırmaktadır. 

Özel modüllerde toplam 71 adet kontrol listesi maddesi bulunmaktadır. Kontrol listelerinin tamamı ise kaynaklar bölümünde verilen adresten elde edilebilir. 

Risklerin değerlendirilmesi ve tehlikelerin kontrolü 

3T RD formlarında görüleceği gibi bazı maddelerin “uygulanamaz”, “uygun” veya “uygun değil” olduğuna dikkat edilmelidir. Bunların anlamı, o maddede belirtilen tehlikenin o birim ile ilgili olmadığı, risk olduğu veya ortada bu tehlikeyle ilgili risk olmadığıdır. Başka bir deyişle “uygulanamaz” veya “uygun” olduğu durumlarda risk değerlendirmesine gerek yoktur. Öte yandan “uygun değil” ibaresinin bulunduğu maddeler belirlenen tehlikelerle ilgili bir veya daha fazla risk olduğunu belirtir. Öncelikle her birim için tüm modüllerdeki bu maddeler doldurulmalı ve sadece risk değerlendirmelerinin yapılacağı alanlar belirlenmelidir. 

Risk Değerlendirme Tablosu (L Tipi Matris Yöntemi) 

En sık kullanılan yaklaşımlardan biri olan risk değerlendirme matrisi ABD Askeri Standardı MIL_STD_882-D olarak da bilinen sistem güvenlik program gereksinimini karşılamak maksadıyla geliştirilmiştir. Matris diyagramları iki veya daha fazla değişken arasındaki ilişkiyi analiz etmekte kullanılan bir değerlendirme aracıdır. 

L Tipi Matris özellikle sebep-sonuç ilişkilerinin değerlendirilmesinde kullanılır. Bu metot basit olması nedeniyle tek başına risk analizi yapmak zorunda olan analistler için idealdir. Ancak değişik tehlikeler içeren veya birbirinden çok farklı yapıya sahip işlerin hepsi için tek başına yeterli değildir ve uzmanın tecrübesine göre metodun başarısı değişecektir. Bu tür işletmelerde özellikle zamanın kısıtlı olduğu ve acilen önlem alınması gerekli olan tehlikelerin tespitinin yapılabilmesi için kullanılmalıdır. 

Basit anlamda risk yönetim sistemi beş adımdan oluşur. 

1. Adım: Tehlikelerin Belirlenmesi 2.Adım: Risklerin Değerlendirilmesi 

3. Adım: Kontrol Tedbirlerine Karar Verilmesi 4. Adım: Kontrol Tedbirlerinin Uygulanması 

5.Adım: İzleme ve Tekrar Gözden Geçirme